8 Kasım 2015 Pazar

CEVİZLİ EKMEK

CEVİZLİ EKMEK
















Yaşamak güzel şey doğrusu, hele ekmek tutmuşsa ellerin...
Bir de o ekmeği kendin yapmışsan ve sıcak sıcak pazar kahvaltısında sunuyorsan! Kokusu geldi mi sizlere de cevizli ekmeğimin? Ev yapımı ekmek belki de uğraştırıcı evet, ama bir o kadar da lezzetli. Yani sofrada başka hiçbir şeye ihtiyaç duymadan sadece ekmek yiyebilirsiniz, o kadar lezzetli.
Bu arada yeri gelmişken, müsriflik yapmıyoruz, yiyebileceğimiz kadar ekmek alıyoruz. Eğer artmışsa değerlendiriyoruz.
Alın size atmaya kıyamayacağınız, kırıntılarını toplayıp yiyeceğiniz, mis gibi cevizli ekmek tarifi!


Malzemeler

250gr un
10 gr tuz
10 gr maya
250 gr su
80gr bal
25 gr zeytinyağı
50gr yulaf
180 gr tam buğday unu
100 gr ceviz

Yapılışı

10 gr maya 250 gr ılık suyun içinde eritilir. Ardından tuz, yağ,bal eklenir. Tam buğday unu ile beyaz un eklenerek yoğurulmaya başlanır. Yulaf ve ceviz ekleyerek yoğurma işlemine devam edilir. Ekmek yapmada en önemli işlem mayalamak. İyice yoğurduktan sonra 1 saat streçlenerek bekletilir ve mayalanır. Sonra tekrar yoğurulur ve pişirilecek kaba konulur. Yarım saat kabın içinde mayalanır. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında 30 dakika pişirilir. Sıcak sıcak yenir. Sofralarınız AŞ'k dolu olsun, afiyet olsun!

29 Ekim 2015 Perşembe

PATATES HAMURLU BÖREK

PATATES HAMURLU BÖREK














Ne yedik be, fakat iyi yedik, oldukça güzel yedik. Bir de yanına acılı sos koyduk, bandıra bandıra yedik. Sanırım fazla acıkmıştık. Siz de yiyin :) Bu tarifi yaparken biraz dikkat edin çünkü patates unu fazla yiyor, sonra unu fazla kaçmış bir hamur olmasın!

Malzemeler
3 patates
1 yumurta
1 yemek kaşığı yoğurt
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
Tuz
Aldığı kadar un
Ayçiçek yağı

İç harcı için;
100 gr beyaz peynir
3 dal maydanoz

Yapılışı
Patatesleri haşlayıp, eziyoruz. Yumurta, yoğurt, tuz, un ve kabartma tozunu ekleyip, yoğuruyoruz. Üzerini örterek 20 dakika dinlendiriyoruz. Maydanozları ince ince doğrayıp, beyaz peynirle karıştırıyoruz. Dinlenmiş patates hamurumuzdan yumurta büyüklüğünde parçalar koparıp, un yardımıyla açıp, içine harcı dolduruyoruz ve ay şeklinde kapatıyoruz. Kızartıyoruz, sıcak sıcak yiyoruz. Sofralarınız AŞ'k dolu olsun, afiyet olsun!

3 Temmuz 2015 Cuma

KİRAZ HOŞAFI

KİRAZ HOŞAFI 



Ben vişneyi görüntüsünden ayırt edemiyormuşum malesef. Pazara gidemedim ve markete giriverdim. Ramazanın ilk günü, oruçluyum bir de. İki tezgah vardı ve birinin kiraz olduğu belliydi. Diğeri ise aynı vişneye benziyordu. " Vişne mi bu? " diye de onaylattım. Aldım geldim iftardan sonra bi güzel başladım ayıklamaya. Bir tane de ağzıma attım ekşi ekşi güzel olur diye. Amaaaan bildiğin kiraz çıktı. Hemde tatsız tuzsuz. Ne yapalım biz de kiraz hoşafı yaptık.  Ben hoşafı pek sevmem, kiraz suyundan da hoşlanmam o yüzden kiraza biraz ekşilik katarak vişne tadımlı kiraz hoşafı yaptık. Eşim hoşaf olarak içti ben tanelerinden ayırıp suyunu içtim. Ramazanda güzel de oldu. Bakalım siz de beğenecek misiniz?

Malzemeler

1 kilo kiraz
1 su bardağı toz şeker
1 tatlı kaşığından biraz az limon tuzu
5 su bardağı su

Yapılışı 

Kirazlar saplarından ayıklanmış bir halde tencereye alınır, su, şeker ve limon tuzu ilave edilir, karıştırılarak kaynatılır.  Kaynamaya başlayınca 5 dakika daha kaynatılır ve soğumaya bırakılır. Buzdolabında yeterince soğutup servis edilir. Sofralarınız AŞ'k dolu olsun, afiyet olsun!

26 Haziran 2015 Cuma

İSLİM KEBABI  (Kürdan Kebabı)

Ne güzel şeysin sen patlıcan! Eşim seni hiç sevmese de, seninle yapılabilecek yemekleri hiçe sayamayız. Hatta hayat kurtarıcısın diyebilirim. Sofralarımızdan hiç eksik olma, emi?
Gerçekten lezzetinin yanında bir de kurtarıcıdır patlıcan. Kalabalık sofralarda bereketlidir. Ayyy ne yapsam diye düşünürken patlatıverirsiniz bir patlıcan et karışımı yemek, oldu, bitti, gitti, mis! Misal şu görmüş olduğunuz İslim Kebabı. Lezzeti ve görselliği ile muhteşem. Tabi patlıcanla yapılabilen daha nice lezzetler var, onlara da sırayla değiniriz artık.
Ben bu kadar severken patlıcanı eşim ağzına sürmez ve ateşi çıkar. Kursun birinde tatmak zorunda kalmış da bütün gece ateşler içinde kalmış. Biz de ona İslim Kebabının köftelerini veririz artık :)


Malzemeler
500 gr kıyma
1 adet kuru soğan
6 Adet patlıcan
2-3 diş sarımsak
1 çay bardağı galeta unu
1 adet yumurta
1/2 demet maydanoz
karabiber
pul biber
kekik
kimyon
tuz

Üzeri için
2 adet domates
2 adet biber

Sosu için
1 yemek kaşığı salça
2 su bardağı su

Yapılışı:


Köftenin yapılışı: Yoğurma kabına kıyma, ince doğranmış soğan, galeta unu, yumurta, sarımsak ve baharatlar eklenir ve yoğrulur. köfteler sıvı yağda iki tarafı hafif kızartılır.
Patlıcanlar alaca soyulur ve ince uzun kesilir. (patlıcanlar 4-5 dilim olacak şekilde kesilir) patlıcanlar yağda kızartılır. Hazırlanan patlıcanlar çapraz ve üst üste gelecek şekilde koyulur ortasına köfte konulup ortada birleştirilip bir dilim biber ve domates konulup ortasından kürdan batırılarak dağılmaması sağlanır. Bütün patlıcanlar ve köfteler aynı şekilde hazırlandıktan sonra tepsiye dizilir. Salça ve su karıştırılarak sos hazırlanıp, patlıcanların zerinde gezdirilir. Önceden ısıtılmış fırında 200 derecede 15-20 dk pişirilir. Sofralarınız AŞ'k dolu olsun, afiyet olsun!
.

20 Haziran 2015 Cumartesi

BEZELYENİN FAYDALARI

KENDİ KÜÇÜK FAYDASI BÜYÜK SEBZE; BEZELYE


Şimdi sizlere kendi küçük faydası büyük sebzemiz bezelyeden bahsedeceğim. Malum tam da mevsimi. Bulunduğum yerde pek bulunmuyor, o yüzden özel olarak halden getirttik kendisini. Bir güzel ayıkladık, yıkadık ve derin dondurucuya kaldırdık. Tükenmeden siz de biraz kaldırın. Çünkü bezelyenin faydaları bir hayli çok.

Bezelye B vitaminleri açısından zengin, lifli bir sebze. Karaciğerin düzenli çalışmasını sağladığı gibi
kalp ve damar hastalıklarına ve kansere karşı da koruyucu. Bağırsakların düzene girmesine de yarar sağlar ve kansızlığa iyi gelir. Bezelyenin faydaları arasında kasları yenilemesi de bulunuyor . Kasların gelişmesine ve yenilenmesine yardımcı olduğundan çocuklarımız için de önemli bir besin kaynağı. Ayrıca birçok sporcu da bezelyeyi yemeklerde salatalarda tüketmeye özen gösteriyor.Potasyum, fosfor, kalsiyum gibi mineralleri de içinde barındırıyor. Kan şekerini düzenleyici etkisi de oldukça fazladır.

Marketlerdeki konservelerden ziyade taze taze alıp saklamanızı öneririm. Böylece bezelyenin faydalarından daha çok yararlanabilirsiniz. İsterseniz konservesini kendiniz yapın isterseniz benim gibi buzdolabı poşetlerine doldurup derin dondurucuda saklayın. Bezelyenin yemeği başlı başına güzel ama bezelye birçok yemeğin yanına yardımcı olarak da gayet güzel bir tat veriyor. Salatalar ve garnitürlere de hem görselliğiyle hem tadıyla ayrıcalık katıyor. Sofralarınız AŞ'k dolu olsun, afiyet olsun!

28 Mayıs 2015 Perşembe

ANNE SÜTÜNÜ ARTTIRMANIN YOLLARI

ŞİMDİ NASIL BESLENECEK Kİ BU?

Hayatta bazı anları sadece bir kere yaşarsınız. Tekrarı asla mümkün olmayan kısacık bir an! Anne olmak da onlardan bir tanesi. Evet, belki bir kaç tane çocuğunuz oluyor ancak o doğum anı, sadece kendine mahsus muhteşem bir mucize. Duyduğunuz o ilk çığlık, "ben geldim" diye haykırışı ve yüzünün yüzünüze değdiği ilk an!


Doğuma hazırlanırken o kadar korkuyordum ki korkudan bayıldım. Öyle ufak bir korku fenalaşması değil bayağı bayağı bayıldım. Neredeyse herkes benimle birlikte bayılıyordu. Bunca yıl bir arının bile iğnesine maruz kalmamış olan ben belimden, kolumdan, her yerimden iğne yedim. Sonunda kucağıma aldım Ömer'imi. Ona dokunmak her şeye değerdi.
"Bebeğimizi kucağımıza aldık da şimdi nasıl beslenecek bu?" tarzında kafamda deli sorular!
İşte bazı öneriler:

ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ VE ANNE SÜTÜNÜ ARTTIRMAK İÇİN ÇEŞİTLİ ÖNERİLER

Şüphesiz anne sütü ile besleyeceğiz bebeğimizi. Anne sütü bir mucize ve araştırmalara göre büyüklerde bile muhteşem etki gösteriyor. Kronik hastalıklardan ve kanserden koruyor. Bebeğimizin sindirimi için muhteşem bir besin olduğu gibi midenin ilk çeperini oluşturmasında etki ediyor. Anne sütünün önemi bebeğimizin zeka gelişiminde de oldukça önemli bir rol oynuyor. Özellikle bebeğimiz dünyaya geldiğinde salgılanan ilk ağız sütü çok önemlidir.

Bir bebek dünyaya geldiğinde, doğum anında göbek bağı koparılmadan annenin karnına koyulduğunda bebeğin memeye ulaşmaya çalıştığı gözlenmiş. Bunu ilk duyduğumda çok şaşırmıştım, biz bu yavrucakları bayağı küçümsüyoruz diye de şaşkınlığımı dile getirmiştim. Şimdi çocuğun doğalında anne sütünü emmek varken, annenin metabolizmalarında da süt üretmek varken neden "sütüm gelmiyo diye yakınan anneler var etrafta?" Tabi ki değişen koşullar, yediğimiz besinler, vücut yapılarımız önemli etkenler. Yine de anne sütünü arttırmak için yapabileceğimiz şeyler var, işte naçizane öneriler;
Bebekler de ilk zamanlar memeyi tutamama gibi sıkıntılar yaşıyorlar. Bu ilk zamanlar eğer bebeğiniz memeyi tutamıyorsa sütünüzü biraz sağıp şırıngayla verebilirsiniz. Böylece bebeğinizi sarılıktan korursunuz ve mamaya başvurmadan bu işi halletmiş olursunuz.
Bebekler ilk günler çok uyurlar. Hele küçük doğmuşlarsa sık sık uyandırıp beslemeniz gerekmektedir. Doktorlar 3 saat aralığının iyi olduğunu söylüyorlar ancak bence bu aralığı kısaltabilirsiniz. Bebek ne kadar emerse süt o kadar çok gelir. Burnuna minik minik vurun, çenesine vurun, soyun, teni teninize değsin. Hava sıcaksa şöyle bi ılık suya tutun hatta.
Benim gibi gözünüz açık, baykuş gibi dolaşmayın mesela. Bol bol uyuyun. Bebek uyudukça siz de uyuyun. Uyumak anne sütünün artmasında çok önemli bir rol oynuyor.
Aman da sütüm gelmiyor diye de stres yapmayın. Hep dolu dolu geliyormuş gibi davranın. Olumsuz düşünmeyin.
Sıcak su ile her gün duş alın. Hem vücudunuz rahatlasın hem de dolaşımınız hızlansın.
Bebeğinizi emzirirken göz teması kurun. Bu hem anne sütünü artırmada yardımcı olacak hem de bebeğinizde ilk güven duygusunun oluşmasını sağlayacaktır.
Her kadın nasıl bir anne olacağına bebeği ile birlikte karar verir. Ancak bu ilk beslenme yani anne sütünün önemi yadsınamaz. Siz de anne sütünüzü arttırmak için kendinizce yöntemler bulabilirsiniz. Bunlar sadece bir yaşayandan yaşamayanlara öneriler...  Bol sütlü günler...

25 Mayıs 2015 Pazartesi

ŞİPLEME

ŞİPLEME

















Bu aralar havaları güzel bulduk, gezmelerdeyiz, tozmalardayız...Annem "evde oturmayan kadının işi hiç biter mi?" diye söylense de, konu gezme olunca o da pek takmıyo! Ama ne yapalım, yeni yerlere gidelim, yeni mutfaklar tanıyalım, değil mi? Nerelerde ne yenir, sonraki yazılarda olacak sevgili okurlar, önce biraz birikim yapalım!

Evde oturmayan kadının maalesef yemeği de olmuyo :) Öğle ile akşam arasında yemek yenince ya da kendim gidip eşimi evde bırakınca pratik bir yemeğe ihtiyaç oluyo tabi.

Bugün çok malzeme istemeyen, yapımı zor olmayan pratik bir yemek sunuyorum sizlere. Ben yaptım oldu! İç Anadolu mutfağından Şipleme!


Malzemeler 10-12 kişillik

1 kg tavuk eti
30 gr tereyağ
1 çay kaşığı tuz

Akıtma için;

6 yumurta
6 su bardağı un
3 su bardağı süt

Yapılışı

Tavuk eti haşlanır, tuzlanır ve didiklenir. Haşlama yapılan tavuk suyundan biraz ayrılır. Ayrı bir kapta tereyağ eritilir. Akıtma için ise yumurtalar un ve sütle çırpılır. Krep kıvamında olunca kepçe yardımıyla tavaya dökülüp kızartılır. Kızartılan hamura biraz tavuk suyu biraz da tereyağ sürülür. Tavuk eti hamura yerleştirilir ve rulo yapılarak servis edilir. Sofralarınız AŞ'k dolu olsun, afiyet olsun!